Reklam
Reklam
Çanakkale ve İstiklal Savaşları Şehit Ve Gazi Yakınları Derneği-
$ DOLAR → Alış: 6,78 / Satış: 6,80
€ EURO → Alış: 7,56 / Satış: 7,59

1897 (1313) OSMANLI – YUNAN SAVAŞI

1897 (1313) OSMANLI – YUNAN SAVAŞI
  • 10.11.2019
  • 146 kez okundu
Reklam

Yunanistan’ın Berlin Antlaşmasının 24. maddesi uyarınca, Teselya ve Epir’in Narda
kazasını kolayca alması ve sınır düzeltmesinden yararlanması iştahını kabartmıştı. Öteden beri
göz diktiği Girit adasını ele geçirmek istiyordu. 1868 yılında Ali Paşa tarafından verilen statü
Rumiar lehinde reformlar yapılmıştı. Ancak Girit Rumlarının amacı Yunanistan’la birleşmekti.
Adada huzursuzluklar ve Rum-Türk çatışmaları süregeldi. Sonunda Ada meclisinin yetkileri
sınırlanarak idarede ada Valisinin otoritesi arttırıldı. (1889). Avrupa devletlerinin baskıları,
hıristiyan bir Vali atanması gündeme geldi. Önce Resmo’da başlayan müslüman-hıristiyan
çatışması, Prens Yorgi kumandasında bir filonun 10.000 Yunan askerini adaya göndermesi
(Şubat 1897) müslüman halka karşı vahşice katliamlar, Avrupa Devletlerini tekrar harekete
geçirdi. Adaya muhtariyet verilmesi istendi. Yunanistan’ın daimi müdahale ve teşviklerinden
Girit Rumları cesaret almaktaydı. Albay Vassos adayı Yunan Kralı adına zaptettiğini ilan
etmişti. Avrupa devlet donanmaları Girit sularına geldiler. Adayı sıkı ablukaya aldılar (21 Mart
1897). Müslümanlar korkudan Hanya ve Kandiye’ye hicret ediyorlardı. Devletlerarası heyetler
adanın kuzey, güney ve ortalarını teftiş ettiler. Adada normal duruma dönülmesi çabalarını
Yunanistan arzu etmiyordu. Düzenin kurulması Yunanistan’ın ilhak projesinin aksaması
demekti. Öte yandan, Yunanistan sadece Girit’te değil 1897 Martından itibaren, Rum çeteleri
ile Teselya, Yanya ve Tırhala bölgelerinde Osmanlı sınırlarına tecavüz ettiler. Yenişehir gibi
kentlerde “Savaş isteriz gösterileri yaptılar.” Çeteler arasında düzenli Yunan ordu birlikleri de
bulunuyordu. Osmanlı Devleti’nin sonunda bu tecavüz ve tahriklerden sabrı tükendi.
Yıldız sarayında toplanan Bakanlık Kurulu (Meclis-i Vükela) toplantılarında uzun
görüşmeler oldu. Padişah 11. Abdülhamid mütereddit ve tedbirli idi. Serasker Rıza Paşa savaş
taraftarıydı. Sonunda Padişah ikna edildi. 18 Nisan 1897’de Yunan Devleti’ne resmen savaş
açıldı. Rumi 5 Nisan 1313 gününe rastladığı için “313 Harbi” diye halk arasında anılmıştır.
Avrupa devletlerine bilgi verildi. Yunanistan’ın Girit’te ve sınırlarda takındığı tavır ve
tecavüzler kınandı. Savaş ilanının zaruret olduğu anlatıldı.

1313 (1897) Osmanlı-Yunan Harbinden görünüşler

Osmanlı Ordusu Başkumandanı Müşir Ethem Paşa idi. Kurmay Başkanlığına ise izzet
Paşa atanmıştı. Diğer önemli Osmanlı kumandanları Hakkı Paşa, Hamdi Paşa, Haydar Paşa,
Hıfzı Paşa, Hayri Paşa, Neşet Paşa ve Abdül Ezel Paşalardı. Yunan ordusunda Prens Konstantin Başkumandandı. General Makri önemli kumandandı.

 

Milona Savaşı

İlk önemli savaş Milona geçidinde oldu. Osmanlı topçusu müstah yerleri süratle ele
geçirdi. Bu savaşta ünlü bir Türk kumandanı 81 yaşında at üstünde ve askerinin başında
ilerleyen şanlı asker Hafız Abdül Ezel Paşa askerini teşci ederken ağzına giren bir kurşunla şehit
oldu. Şerefli ömrü er meydanlarında geçen, Kırım, Karadağ, Sırp ve Girit cenklerinde
çarpışmış, Plevne destanını yazanlardan birisi olan Abdül Ezel Paşa, Alasonya’da gömüldü.
Sultan 11. Abdülhamid Plevne madalyasını bizzat eliyle göğsüne takmıştı. Başarılar üzerine
Milona-Tımova yolu açıldı. 23 Nisan’da Edhem Paşa Reveni Boğazına kadar ilerledi. Deliler
ve Musalar alındı. Yunan kuvvetleri Yenişehir (Larissa)’e doğru geri çekildiler. Artık Atina ve
Yenişehir’de “Harp isteriz” diye avaz avaz bağıran çığırtkanların sesleri kesilmiş, korku
yayılmıştı. General Makri’nin kuvvetleri perişandı.
Sultan Abdülhamid aldığı bir jurnal üzerine cepheden gelen olumlu roporlara rağmen,
Gazi Osman Paşa’yı müfettiş sıfatıyla cepheye gönderdi. 24 Nisan’da Paşa Selanik’e vardı.
Alasonya’ya doğru yola çıkarken, zafer haberi ve Türk ordusunun Yenişehir, Tımova ve Tırhala
(Trikala)’ya ilerlediklerini öğrendi, ileriye gitmedi.
Türk zaferleri Yunanistan’da buhrana yol açmıştı. Çatalca (Farsala)’ya kadar çekilen
Yunan kuvvetleri Atina’da telaşa yol açtı. Başbakan Deliyani istifa etmek zomnda kaldı. Yerine
Ralli geçti. Albay Smolenski olağan yetkilerle Genelkurmay Başkanlığına atandı. Atina ve
Pire’de nümayişler yapıldı. Çatalca’da Yunan müdafaa hattı kumlmaya çalışıldı.

 

Çatalca (Farsala Zaferi)
Yunan veliahtı Konstantin 30 bin kişilik ordusuyla buraya çekilmişti. 3 Mayıs’tan
itibaren Osmanlı saldırısı karşısında sabahtan akşama kadar dağınık arazideki çarpışmalarda
dayanamadı ve Osmanlı ordusu önce kentin etrafındaki tepeleri, sonra da kenti ve demiryolunu
işgal etti. Yunan ordusu karanlıkta Dömeke’ye doğm çekildi. Başkumandan Edhem Paşa ağır
hareket ettiği için düşman ordusunu imha edemediği için eleştiriler almıştır. Savaş bir gün ve bir
gece sürmüştü.
Daha önce 27-28 Nisan tarihlerinde hücumlarda alınamayan Velestin tepeleri ve
istasyonu 6 Mayıs’ta ele geçirildi. Yunan ordusunun en önemli ikmal limanı olan Golos
(Volo)’un işgali bu ilk başarılar sayesinde gerçekleşti. 8 Mayıs’ta Golos işgal edilmiştir. İngiliz
ve Fransız konsolosları bizzat Başkumandan Edhem Paşa’nm huzumna çıkarak şehrin zarar
görmemesini istirham etmişlerdir.
Yunan ortdusunun son dayanak noktası Tırhala’nm 80 kilometre güney doğusundaki
Dömeke (Domokos)’du. 550 metre yükseklikte bir sarp ve yalçın dağ, önünde geniş bir ova
vardı.
Dömeke Meydan Savaşı (18 Mayıs 1897)
Dağda eski bir Türk kalesi, iç kale, Dömeke merkezi ve ovada köyler bulunuyordu ‘
Yunan ordusu tahkimatını yapmıştı. Taamz eden Osmanlı ordusu 40 bin 800, Yunan ordusu 35
bin kişiydi. 17 Mayıs’ta başlayan ilk taamz ile en mühim tepeler ve mevziler Osmanlı askerleri
tarafından ele geçirildi. Çatalboğazı, Dömeke, Ermiye hattında Yunan kuvvetleri bozguna
uğradılar. Başkumandan Prens Konstantin’in askerleri müstahkem mevkilerde inatla
savaşırken, Osmanlı askerinin cesaret ve azmi üstün geldi. Süngü hücumu ile Yunanlırlar
mevzilerden atıldılar. Dömeke Meydan savaşı Osmanlılarm tam başarısı ile noktalandı. Prens
Konstantin alelacele gece karanlığından yararlanarak ordusunu terkedip gitmişti. 19 Mayıs
günü Dömeke Osmanlı askerince işgal edildi. Yunanlılar’m artık bir mukavemet oluşturacak
güçleri kalmamıştı. Forka Boğazı da işgal edilince, Lamia(Lamya) nehri ve meşhur Termopil
geçidi Osmanlı ordusunun kontrolüne geçmiş ve Atina yolu açılmıştı. Lamia Belediye Başkanı
ve iki Yunan subayı beyaz bayrakla gelip mütareke haberini getirmiş, Başkumandan Edhem Paşa da ateşe son verdirmişti.
Dömeke Meydan Savaşı
Teselya’daki Türk ordusunun kısa sürede başarıları Yunanlıları ve dünyayı şaşkın ve
hayran bırakmıştı. Yunan savaşı 18 Nisan -19 Mayıs 1897 tarihleri arasında 32 gün sürmüş ve
üstün Türk başarıları ile tarihe geçmişti. Yunanlı bir kez daha Türk’ün gücünü ve
kahramanlığını görmüştü. Ancak tarihte ders almış mıydı? Orası belli değildi. Bundan 22 yıl
sonra, 19 Mayıs 1919’da Yunan kuvvetleri İzmir’e Anadolu topraklarına adım atacaklar ve
1922’de tekrar Türk’ün vatanseverliği ile Ege denizine döküleceklerdi.
Barış arayışları
Çekilen Yunan kuvvetleri Türkler tarafından şiddetle takip edildi. Üç gün sürmüştü. Pek
çok malzeme ele geçirildi. Halk tam bir panik ve korku içindeydi. Yunan Başbakanı Ralli
Avrupa devletlerine ve Rus Çarına başvurdu. Epir’le, Girit’in sevdasında olan Yunanistan şimdi
Atina ve Pire’yi kurtarmak çabasmdaydı. Rus Çarı II. Nicola, Sultan II. Abdülhamid’e bir
telgraf ile başvurarak, insani hislerine ve barış severliğine güvendiğini, kazandığı zaferleri iyi
bir sulh ile sonuçlanmasını rica etmişti. Bunun üzerine Abdülhamid ateş kesilmesini
emretmişti. 19 Mayıs’tan sonra Türk ordusu işgal ettiği yerler elinde kalmak şartıyla mütareke
mukavelesi imza edildi.
Osmanlı hükümeti 12 Mayıs’ta Avrupa devletlerinin gönderdiği memoranduma verdiği
cevapta, barışın tekrar kurulması için, Teselya’nm Osmanlı Devleti’ne geri verilmesini ve
Yunanistan’ın 10 milyon altın savaş tazminatı ödemesini istemişti. Ayrıca, Osmanlı ülkesinde
oturan Yunan tebeası, diğer yabancı tebeanm imtiyazlarından yararlanamayacaklardı. Buna
karşılık 25 Mayıs’ta Avrupa büyük devletlerinin verdikleri cevapta, stratejik görüşler
doğrultusunda Yunanistan’ın arazi vermesinin söz konusu olamayacağı, bir savaş tazminatı
ödemesinin mali kudretini aşacağı, Yunan tebeasmm imtiyazlardan mahrum edilmesinin
akdedilmiş antlaşmalarla tesbit edildiğinden dönülemeyeceği bahaneleriyle reddedildi.
Mağlup Yunanistan geleceğini Avrupa devletleri olan koruyucularına bırakmıştı. Yenilmiş
Yunanistan’ı Osmanlı karşısında çok güzel koruyorlardı. Bu savaşın galibi Yunanistan olsaydı,
Osmanlılar en ağır şartlarda bir antlaşma imzalamaya zorlanırlardı. Avrupa devletleri bir kere
daha Yunan hayranlığını ve dostluğunu göstermişlerdi.

Osmanlı-Yunan Barış antlaşması
Yunanistan adına hareket eden devletler ve Osmanlı Devleti arasında barış görüşmeleri
4 Haziran’dan itibaren İstanbul’da Tophane kasrında başladı. Hariciye Nazırı Tevfık Paşa’nm
başkanlık ettiği sefirler konferansı toplandı. Bir ay kadar görüşmeler sürdü. Osmanlı Devleti 5
milyon altın savaş tazminatına razı oldu. Yunan tebeasmm imtiyazlarının devamı kararlaştırıldı.
İşgal edilen Yunan topraklarının boşaltılmasına Türkler rıza gösterdiler. 18 Eylül’de 11
maddelik bir ön barışı (Mukaddimat-ı sulhiyye) antlaşması imzalandı. Yunan delegeleri
İstanbul’a geldiler. 16 maddelik kat’i (kesin) barış antlaşması ön barışın tasdikinden ibaretti.
Kesin barış 4Aralık 1897’de imzalanıp, 5 gün sonra tasdik edildi.
1.Osmanlı Devleti zaptetmiş olduğu Teselya’yı boşaltarak Yunanistan’a iade edecekti.
Osmanlı lehinde sınır düzeltmesi yapılacaktı.
2.Yunanistan Osmanlı Devletine 4 milyon Osmanlı altını savaş tazminatı verecekti.
Türk tebeanm uğradığı zararlar için yüz bin altın ödeyecekti.
3.Savaş esirleri geri verilecekti.
4. Sınır boylarında çete, şekavet engellenecekti.
5 .Yunanistan’ın yararlandığı kapitülasyon hükümleri sınırlandırılacaktı.
Görüldüğü gibi, galip olan Osmanlılar bu barış antlaşmasından hiçbir yarar
sağlayamadılar. Savaşın çıkış nedeni olan Girit sorunu ise 18 Aralık 1897’de Avrupa
devletlerinin bir olup-bittisi ile Girit’e muhtariyet verilmesi ile Yunanistan’ın lehine halledildi.
Türklerin büyük kan döktükleri Girit kısa süre sonra Yunanistan’a ilhak edildi. Adanın
müslüman halkının göçleri hızlanarak sürdü. Osmanlı’nın maddi, manevi nüfuzu süratle
kaybolmaya yüz tuttu.

 

KURTULUŞ SAVAŞINI DÜŞÜNÜRKEN
– Bayrak için can veren ŞEHİTLERİMİZE –
Kağnılar umut yüklü, kağnılar mermi dolu
Aydınlığa çıkıyor halkın kararan yolu
Kızaran ufuklarda yeşeren bahar dalı
BAYRAK İÇİN CAN VEREN ŞEHİDİ SELAMLIYOR.
Her cephede savaştık evlatları vererek
Kalpleri siper ettik göğsümüzü gererek
Gelincik yaşlarını toprağına dökerek
BAYRAK İÇİN CAN VEREN ŞEHİDİ SELAMLIYOR.
Birlik – beraberlikle geçiverdi zor günler
Geleceğe bakarken geçmiş olmasın dünler
Anıtların yanında açan o gonca güller
BAYRAK İÇİN CAN VEREN ŞEHİDİ SELAMLIYOR.
Analarda ağıtlar, her mermide bir arya
Kahraman mehmetçiğin bitmez destanı var ya
Erzurum, Gaziantep, Dumlupmar, Sakarya
BAYRAK İÇİN CAN VEREN ŞEHİDİ SELAMLIYOR.
Yurduma hiç bir zaman olmasın kötü niyet
Barış bizim yolumuz, aşığınız hürriyet
ATA’nm armağanı güzelim Cumhuriyet
BAYRAK İÇİN CAN VEREN ŞEHİDİ SELAMLIYOR.
Ayhan İLTER
29 Ekim 1994 / SAKARYA

Reklam
Başkanımıza Geçmiş Olsun
Değerli Başkanımız Sn. Fehmi TANTAN 28.03.2020 tarihinde yüksek tansiyona bağlı olarak geçirmiş olduğu Kısmı Felç dolayısıyla Adapazarı Sapanca Kent Hastanesinde...
BALKAN SAVAŞLARI
BALKAN SAVAŞLARI (Ekim 1912 ve Eylül 1913) Balkan ülkeleri (Yunanistan, Sırbistan, Karadağ ve Bulgaristan) ile Osmanlı Devleti arasında meydana gelen...
1877-1878 OSMANLI-RUS SAVAŞLARI (93 HARBİ)
1293 Rumi yılma rastladığı için halk arasında “93 harbi” olarak anılmıştır. Bu savaşın sebepleri arasında, Rusya’nın Slav birliği düşüncesine yaygınlık...
1897 (1313) OSMANLI – YUNAN SAVAŞI
Yunanistan’ın Berlin Antlaşmasının 24. maddesi uyarınca, Teselya ve Epir’in Narda kazasını kolayca alması ve sınır düzeltmesinden yararlanması iştahını kabartmıştı. Öteden...
TRABLUSGARP SAVAŞI (Osmanlı-İtalyan Savaşı 1911)
Kuzey Afrika’daki son Osmanlı toprakları olan Trablusgarp ve Bingazi 1911 yılında, uzun süreden beri buraya göz dikmiş olan İtalya’nın saldırısına...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ